Dünya - Futbol - Eylül 11, 2019

Sporun Kuir Hali söyleşisi gerçekleşti: ”Kuir futbol takımları, ayrımcılıklara karşı güvenli bir alan olarak görüldü”

Ali Safa Korkut- BoMoVu tarafından düzenlenen, feminist ve kuir hareketin futbol ile ilişkisinin irdelendiği Sporun Kuir Hali söyleşisi, spor aktivisti ve Queer Olympix Futbol Takımı oyuncusu olan Nihan Deniz Aktan’ın konuşmacılığıyla gerçekleşti.

Sporu ve beden hareketini sosyal faydaya dönüştürmek için programlar geliştirip sporun içinde var olan ayrımcılıklarla mücadele eden BoMoVu tarafından düzenlenen ”Sporun Kuir Hali” söyleşisi, dün BoMoVu’nun Kadıköy’deki ofisinde gerçekleşti. Spor aktivisti ve Queer Olympix Futbol Takımı oyuncusu Nihan Deniz Aktan’ın konuşmacı olduğu söyleşide, Queer Olympix ile kadın ve LGBTİ+ların futbolla ilgilenme ve yönelme sebepleri konuşuldu.

Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Yüksek Lisans programı kapsamında yazdığı ”Futbol Sahasında Cinsellik ve Cinsiyet Politikaları” konulu bir tezi olan Aktan, futbol ile küçükken ailesindeki erkek figürler aracılığıyla tanıştığını söyledi.

Queer Olympix 2019’un Kadıköy Kaymakamlığı tarafından yasaklanması hakkında da konuşan Aktan, Atletik Dildoa olarak 3 yıldır düzenledikleri Queer Olympix’in bu sene yasaklanmasını ”absürtlük” olarak değerlendirdi. Aktan, konuyla ilgili olarak şunları söyledi:

”Queer Olympix’i, Atletik Dildoa olarak 3 yıldır düzenliyoruz. Bu yıl ilk gününü yaptık ve gayet güzel geçti. Ertesi gün, etkinliklerin yapılacağı alana 5 otobüs çevik kuvvet ve 3 tane tomayla gelen güvenlik güçleri, etkinliğimizi yasakladıklarını söylediler. Yasağın ardından etkinliğe katılan takımlarla bir araya gelerek birlikte yaptığımız alternatif etkinlikler düzenledik. Pazar günü de başka bir sahada futbol turnuvasını yaptık. Kapanış partisi ve ödül töreni de düzenledik. Etkinlikler bittiğinde genel olarak herkes keyifliydi ama yine de bir yandan uzun atlamamızın ve halı saha maçı yapmamızın yasaklandığını düşünüp bu absürtlüğü bir yere koyamadık. Bu sebeple bir sonraki yılın etkinliğini düzenlemek için de uzun uzun düşünmemiz gerekecek”


”Kuir futbol takımları, ayrımcılıklara karşı güvenli bir alan olarak görüldü”

Aktan, kadın ve LGBTİ+’ların neden başka bir spor değil de ayrımcı tavırların en yoğun olduğu spor dalı olan futbolu bir mücadele alanı olarak seçtikleri üzerine de konuştu:

”Geziden bu yana yaratıcı alternatif biçimleri üzerine daha çok düşünmemiz, direnişin merkezsizleşmesi ve dağılması gibi sebepler bunda etkili oldu. Hem LGBTİ+ hareketi özelinde stratejiler aranıyor hem de toplumun genelinde böyle bir eğilim var.

”Bunların dışında dünyada ve Türkiye’deki en popüler spor oluşu, futbolu araç olarak kullanmak için en uygun spor haline getiriyor. Aynı zamanda ulaşılabilirliğin kolay olması da futbolun tercih edilmesinde önemli bir etken. Yani sokakta bir kale belirleyip top oynadığında bir sürü insan senin futbol oynadığını anlıyor ve daha görünür olabiliyorsun. Böylece mesajlarını daha anlaşılır bir şekilde iletebiliyorsun. Bununla beraber kuir futbol takımları, futbol oynamak isteyen ancak bu sporun profesyonel ortamındaki ayrımcılıklar sebebiyle oynayamayan bireyler için güvenli bir alan olarak görüldü.”


”Futbol ile daha geniş kitlelere ulaşabiliyoruz”

”Bunun dışında sosyal medya aktivizmindeki artış da kuir futbol takımlarının artmasında önemli bir sebep. Nasıl ki Youtube’da bir kişi tek başına konuşarak milyonlarca insana ulaşabiliyor, biz de her hafta maç yaparak sosyal medya üzerinden hem LGBTİ+ların futbol oynaması üzerine söz söylüyor hem de taleplerimizi daha geniş kitlelere iletebiliyoruz. Son olarak da Avrupa Birliği ile uluslararası STK’ların spordaki cinsiyet ayrımcılığına karşı harekete geçen grup ve projelere desteklerinin artması da kadın ve LGBTİ+’ların futbolu tercih etme sebeplerinden biri.”


”Tek tip değil, çeşitliliğin olduğu bir oyun alanı istiyoruz”

Aktan, bunların yanı sıra muhalif grupların ve spesifik olarak kadınların ve LGBTİ+’ların futbola yönelme sebeplerini üç ayrı kategoride incelediğini söyledi.

Bu kategorilerden ilkinin ”futbola karşı direniş” olduğunu söyleyen Aktan, ”futbola karşı direniş derken futbolun şu anki militarist, erkek egemen, homofobik, transfobik, cinsiyetçi ve şiddet dili içeren haline karşı olmayı ve buna karşı futbolu işaret ederek söz söylemeyi kast ediyorum” dedi.

Aktan, ikinci kategorinin ”futbol aracılığıyla direniş” olduğunu ve bununla kast ettiği şeyin, daha farklı ve daha geniş gündemleri yaymak için futbolun popülerliğinden yararlanmak, onu bir araç olarak kullanmak olduğunu belirtti.

Üçüncü ve son kategorinin de ”futbol için direniş” olduğunu söyleyen Aktan, diğer iki kategoriye tüm muhalif grupların futbol sahasındaki eylemlerinden örnek verirken son kategori olan futbol için direnişi kadınlar ve LGBTİ+lara özgü bir yönelim biçimi olarak ele aldığını söyledi:

”Yani siyasetin karışmadığı bir futbol ya da ”oyunu özüne döndürmek” gibi söylemlerin, cinsiyet uyumsuz bedenlerin ve LGBTİ+ların sahaya girmesi için yetersiz kaldığını düşünüyorum.

”Bu nedenle futbol için direniş deyince, sahaya olduğu haliyle dahiliyet talebinden fazlasını kast ediyorum. Ev sahibi-misafir ikiliğini bozmayı, farklı cinsel ve mekansal yönelimlerin de var olabildiği çeşitlikli bir oyun alanı bulmayı kast ediyorum.”

Dinleyicilere de söz verilmesiyle interaktif bir şekilde gerçekleşen söyleşide spordaki cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim temelli ayrımcılıklarla mücadele kapsamında neler yapılabileceği konuşuldu.

Resmi internet siteleri ve Facebook sayfaları aracılığıyla BoMoVu’yu ve etkinliklerini takip edebilirsiniz. (ASK)

BoMoVu ”Beden, Spor ve Tahakküm Söyleşileri” hakkında:
”Türkiye’de spor kavramı çok geniş bir yer kaplamasına ve siyasi, sosyal ve ekonomik yaşantımızı derinden etkilemesine rağmen; içerisinde bulundurduğu ve topluma birçok boyutta yansıttığı tahakküm unsurlarının yüzeye çıkmadığını gözlemledik.

”BoMoVu olarak AB Fonu Sivil Toplum Geliştirme Merkezi “STÖ-Akademi İş Birliği” programı kapsamında aldığımız destekle yürüttüğümüz Beden, Spor ve Tahakküm söyleşilerinin temel amacı; ele alınacak olan çeşitli konular aracılığıyla; bedensel pratikler içinde yer alan ayrımcılıklar ve bedenin cinsel-ırksal-yaş hiyerarşisi-sağlamcı gibi ayrımcı yaklaşımlarla hareketini kısıtlayan pratiklerin karşısında daha eşitlikçi bir yaklaşım geliştirmektir. Farklı disiplinlerden ve arka planlardan insanları bir araya getirerek hem bahsi geçen konuları görünür kılmak ve bu konular ile ilgili neler yapabileceğimizi özgür bir dayanışma ortamında tartışabileceğimiz bir alan açma niyetindeyiz. Bu söyleşi dizisinin, şu ana kadar yaptığımız ve yapacağımız bedensel aktivitelerin alt metnini, felsefemizi; yararlandığımız bilimsel bulguları ve araştırmaları hedef kitlemize ve çevremize etkin bir biçimde aktaracağına oldukça inanmaktayız.

”Bedeni ve hareketi daha eşit ve özgür ilişkileri destekleyecek şekilde yeniden üretmek üzere, dans-spor-hareket atölyeleri içinde hareket araştırmaları yapan kişilerle söyleşiler düzenleyerek; bu araştırmaları çeşitli disiplinlerarası gruplarla paylaşma amacıyla yürüttüğümüz söyleşiler aracılığıyla feminizm, LGBTİ+, azınlıklar, kültürel miras ve ifade özgürlüğü mücadelesi veren kuruluşlar bir araya gelerek etkin ve sürdürülebilir projelerin oluşmasına zemin hazırlayacağına inanıyoruz. Aşağıda yer alan temalarda söyleşi yapmak, fikir geliştirmek ve çalışmalarımızı daha fazla kişi ile paylaşmak için iş birliklerine açığız.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir