Basketbol, Diğer Sporlar, Futbol, Voleybol

Prof. Dr. Ahmet Talimciler: “Cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına yönelik çalışmalara ihtiyacımız var”

Sakine Orman

Spor sosyolojisi üzerine çalışan Prof. Dr. Ahmet Talimciler, son yapılan “Futbolda Cinsiyet Eşitliği araştırması”nı Alan Savunması’na değerlendirdi. Talimciler, spor üzerindeki cinsiyetçi bakış açısının kadınları kısıtladığını söylerken, “Erkekleri korkutan, güçlerinin kaymakta oluşudur” dedi.

Türkiye’ye dair çeşitli konularda veri haritası çıkaran Veri Kaynağı geçtiğimiz günlerde “Kadın Futbolu ve Futbolda Cinsiyet Eşitliği” adlı bir veri çalışması yayınladı. Bu çalışmada, Türkiye’de ve dünyada futbol alanında cinsiyet eşitliğine dair veriler derlendi.

TIKLAYIN- Futbolda Cinsiyet Eşitliği araştırması: Türkiye, kadın futboluna en az bütçe ayıran ülkeler arasında

Veri Kaynağı’nın hazırladığı verilerden bazı bulgular şöyle:

  • Verilere göre Türkiye 1.235 kadın hakem sayısıyla Avrupa’da en çok kadın hakemi olan ikinci ülke olmasına rağmen Türkiye’deki tüm hakemler içinde kadın hakemlerinin oranı %16. Bu alanda zirvede yer alan ülke ise İtalya.
  • Türkiye 1.235 kadın hakem sayısıyla Avrupa’da en çok kadın hakemi olan ikinci ülke olmasına rağmen Türkiye’deki tüm hakemler içinde kadın hakemlerinin oranı %16. Bu alanda zirvede yer alan ülke ise yine İtalya.
  • Türkiye’deki her 100 lisanslı futbol antrenörünün yalnızca biri kadın antrenör. Bu alanda lider Senegal olurken Türkiye, bu istatistikle Yeni Zelanda, Azerbaycan, Çin, Slovenya ve Bulgaristan gibi ülkelerin gerisinde kaldı.
  • 2015 yılında 64 farklı ülkeden FIFA Sempozyumu’na katılan kadın futbol temsilcilerinin %82’si, kadınların cinsiyet ayrımcılığı nedeniyle futboldan uzaklaştıklarını düşünüyor. İstatistiğe göre kadınlar aleyhinde bir ayrımcılık gözlemleyenlerin oranı %63.
  • 2017 yılında açıklanan verilere göre, Türkiye’de kadın futboluna ayrılan toplam bütçe ise 2,5 milyon €. En çok bütçe ayıran ülke İngiltere olurken en az harcama yapan ülke ise Malta oldu. Türkiye yine Portekiz, Almanya, Norveç, Rusya ve Hollanda gibi ülkelerin gerisinde kaldı.
  • UEFA kadın liglerinden en çok lisanslı kadın futbolcusu bulunan ülkeler de sırasıyla İsveç, Almanya ve Hollanda olurken, Türkiye’de lisanslı kadın futbolcu sayısı 1468.

Peki bu veriler bize ne söylüyor? Türkiye’de spor alanında cinsiyet eşitliği neden sağlanamıyor, cinsiyet eşitliğini sağlamak için nelere ihtiyaç var? Spor sosyolojisi ve spor medyası alanında çalışan Prof. Dr. Ahmet Talimciler ile konuştuk.

 “Spora bakış açısı kadınları kısıtlıyor”

Prof. Dr. Ahmet Talimciler

Prof. Dr. Talimciler, verilere bakıldığında Türkiye’de futbolda özellikle spor alanında, cinsiyet eşitliğinin neden hala sağlanamadığını şöyle açıklıyor:

“Sporun kendisi tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de inşa edilmiş bir alandır ve bu alan en başından itibaren erkek egemen bir anlayış üzerinden kurgulanmıştır. Bu durum verilerde de kendisini gösteriyor yalnız Türkiye’de değil dünyanın pek çok ülkesinde kadınların spor alanında gerek yönetici olarak gerekse de sporcu olarak yer alma oranları erkeklerin çok gerisinde kalıyor. Türkiye için belki özel bir bölüm açıp ülkemizdeki spor yapma oranlarını ve spor kültürünü de tartışmaya açmamız gerekiyor. Çünkü söz konusu kültürün olmayışı sporun bir hayat tarzı olarak algılanmasını ve bu doğrultuda spor yapma eyleminin toplumsal alana yaygınlaşmasını da önlüyor. Ayrıca spora bakış açımız kadınların sportif alanda yer almasını da kısıtlıyor ya da kadınlara özgü bir takım alanlara sıkışmalarına yol açıyor.”

“Herhangi bir değişim ya da ilerleme söz konusu değil”

Verilere bakıldığında Türkiye’de spor alanında bir değişimin, bir gelişimin söz konusu olup olmadığı konusunda Talimciler şöyle diyor:

“Bu sorunuza ne yazık ki olumlu bir yanıt veremeyeceğim çünkü yaşadığımız salgın süresince sadece ve sadece futbolu oynatmayı hedefleyen Türkiye Futbol Federasyonu oradaki kadın futbol takımlarını görmezden gelmeyi sürdürdü. Oysa bu ülkenin kadınlarının futbol oynama hakları kadar futbol teşkilatlarında görev alma hakları da bulunmakta. Fakat devletin pek çok noktasında olduğu gibi spor teşkilatlarında da kadının yeri son derece belirsiz bir görünüm arz ediyor. Ülke sporunun içinden geçilen olağanüstü günler içerisinde çok daha farklı bir biçimde kurgulanabilme ve yenilenebilme olanağı ne yazık ki çöpe atıldı Herhangi bir değişim veyahut bir ilerleme söz konusu değil.”

“Spor alanında, toplumsal cinsiyet eşitliği sağlanabilmesi için kadınların şu ana kadar gösterdiği çabaların yanına, erkekleri daha fazla çekebilmemiz gerekiyor” diyen Talimciler, toplumsal cinsiyetin nasıl sağlanacağını ve sağlanması için nasıl çalışmalar yapılması gerektiğini de şöyle sıraladı:

“Kadınlara yönelik ön yargıları giderici çalışmalara ihtiyaç var”

“Ne yazık ki erkeklerin bir kısmı kadınların yaşadıkları olumsuzlukların farkında olmalarına karşın son tahlilde kadınların yanında yer alma konusunda kültürel içgüdülerinin esiri olarak davranmayı tercih ediyorlar. Eşitlik temelinde bir yaşamı hayata geçirmenin önemini gündelik hayatta, eğitim alanında, sokakta kısacası insanın olduğu her noktada daha fazla dolaşıma sokmanın yollarını bulmak durumundayız. Şiddet gören, dövülen, tacize uğrayan, öldürülen kadınların haberlerinin veriliş tarzının değiştirilmesine yönelik girişimler bu alanda atılabilecek adımlardan sadece bir tanesidir. Artık öldürenin değil ölenin haklarının korunduğu bir haber dilinin hayata sokulması gerekmekte. Kadınların namus objesi olarak görülmesi ve bunun koruyucusu olarak erkeklerin gösterilmesi durumu cinsiyet eşitliğini daha baştan sakatlamaktadır.

“Dizilerde, kitaplarda, atasözlerinde, spor sahalarında velhasıl kelam hayatın her noktasında kadına ilişkin ön yargıları gidermeye dönük yapılacak olan çalışmalara ihtiyacımız bulunuyor. Çünkü bu çalışmalar var olan zihinsel anlam haritalarımızın nasıl şekillendiğini ortaya koymanın yanı sıra neleri yapmamız veyahut yapmamız gerektiğini de göstereceklerdir.

“En büyük şansımız geçmişte olduğundan çok daha fazla gencin içinde yaşadıkları ülkeye ve yaşama koşullarına ilişkin olarak bambaşka bir bakış açısına sahip bulunuyor olmalarıdır. Onların örneğin üniversitelerde okutulan sosyal sorumluluk projeleri aracılığıyla mesela spor alanında cinsiyet eşitsizliğinin giderilmesine dönük adımlar atmaları sağlanabilir. İnanıyorum ki bizlerin kağıt üzerinde söylediklerinden çok daha anlamlı projeleri hayata geçireceklerdir.”

“Melih Şendil’in cinsiyetçi söylemleri, erkeklerin bilinçaltının yansıması”

Melih Şendil

Prof. Dr. Talimciler’e, geçtiğimiz günlerde sunucu Melih Şendil’in, “Kadınlar futbolda olmamalı, basketbol da erkek sporu. Başkan olsam pembe forma yaptırmam” şeklindeki cinsiyetçi ifadelerini hatırlatarak, spor alanında bu tarz cinsiyetçi söylemlere çok sık rastladığımızı, bunun temel nedeninin ne olduğunu ve bu cinsiyetçi söylemlerle nasıl baş edilebiliri de sordum.

TIKLAYIN- Kadın gazetecilerden Melih Şendil tepkisi: “‘Bunları söyledikten sonra meslektaşlarımın yüzüne nasıl bakarım’ diye düşünmüş müdür acaba”

Prof. Dr. Talimciler, “Real Madrid kulübünün pembe renkli forması üzerinden başlayan konuşma bir anda futbolun ataerkil bir spor dalı olduğuna ve kadınların futbol, basketbol oynamalarının uygun olmadığına doğru gelişti. Aslında bu durum ülkemizdeki erkeklerin genel anlamda bilinçaltlarındaki kadına bakışlarının bir yansımasını da ifade etmekte” şeklinde yanıtladı ve şöyle devam etti:

“Geleneksel toplumlarda kadın ve erkek rolleri toplumsal alanda verilmiş bir nitelik içerisinde gerçekleşmekte. Bu toplumlarda ataerkil ideoloji hayatın bütün alanlarını şekillendiriyor ve kadının ev hanımlığı ile çocuklara bakma dışında gündelik hayatın içerisinde ön planda olabilmesi mümkün değil. Buna karşın sanayi devrimi sonrasında modern dünya kadının eğitim alanından başlayarak hayatın her alanında çok daha etkin bir biçimde yer alabilmesi üzerine kuruldu.

“Erkekleri korkutan, güçlerinin kaymakta oluşudur”

“Burada erkek ve kadınların rolleri verili olmanın ötesinde kazanılmış şekilde gerçekleşmekte. Kadınların toplumsal hayatın içerisinde daha fazla yer almaları ve kendi ayakları üzerinde durabilmeleri de beraberinde alışıldık kabullerin ortadan kalkmasına yol açtı. Bu ise erkek egemen bir dünyanın sonunun gelmesi ve iktidarın paylaşılması durumunu ortaya çıkarmakta ki erkeklerin büyük bir kısmını korkutan kısım da ellerindeki gücün parmaklarının arasından kaymakta oluşudur.”

Cinsiyetçi söylemlerin hayatın her alanında olduğu gibi spor alanında da ifşa edilmesinin son derece önemli olduğunu vurgulayan  Prof. Dr. Talimciler, “Sporun kadınlara göre olanı veyahut erkeklere mahsus kısmı gibi nitelemeler aslında bu ideolojik bakış açısının yansımalarını içeriyor  ve her fırsatta daha çok eleştirilmelidir. Cinsiyetçi söylemler erkek egemen ideolojinin turnosol kağıdı olarak görülmeli ve her yerde ortalığa saçılmak suretiyle, kullananların ellerindeki argümanların çöpe atılması sağlanmalıdır” dedi.

“Sözel şiddet olgusu ile mücadele edilmeli”

Türkiye’nin cinsiyetçi söylemlere eşlik eden sözel şiddet olgusu ile mücadele etmesi gerektiğini, çünkü dile yerleşmiş olan şiddetin sadece orada kalmadığını, aynı zamanda gündelik hayatın bütün alanlarına sirayet ettiğini vurgulayan Talimciler, özellikle futbol medyasının kullandığı söylemlerin decode edilmesinin son derece önemli olduğunu,  çünkü bu kısmın erkek zihniyet kalıplarının dolaşıma sokulduğu alanların başında geldiğini söyledi ve ekledi:

“Cinsiyetçi söylemlerin sosyal medya üzerinden tartışılması, beraberinde bu kelimeleri kullananların afişe edilmesini, tıpkı geçtiğimiz günlerde yaşanan örnekte olduğu gibi olumlu sonuçlara yol açabilir.”

Prof. Dr. Ahmet Talimciler hakkında:

İzmir Bakırçay Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyoloji bölümü Uygulamalı Sosyoloji ana bilim dalı öğretim üyesidir. Türkiye’de “Futbol Fanatizmi ve Medya İlişkisi”, “Sporun Sosyolojisi,  Sosyolojinin Sporu”, “Şiddet, Şike ve Medya Kıskacında Futbol ve Taraftarlık”, “Futbol Yazıları ve Türkiye’de Futbol En Az Futboldur” kitaplarının yanı sıra futbol ve toplumsal kültür ilişkisi, popüler kültür, medya-ideoloji ve söylem ilişkisi, Türkiye’nin toplumsal yapısı üzerinde kitap bölümleri ve makaleleri bulunmaktadır. T24 haber sitesinde başta spor ve gündelik hayata ilişkin olmak üzere gündeme ilişkin yazılar yazmayı sürdürmektedir.

İlginizi Çekebilir

...
Belçika’da Kadın Basketbol Milli Takımı hakkında homofobik ve cinsiyetçi ifadeler kullanan yorumcuya ekran yasağı
...
Tokyo 2020’de Kanada’nın tüm madalyaları kadın sporculardan
...
Tokyo Olimpiyat Oyunları: Kadın sporcuların ‘cinsellik çağrıştıran’ görüntüleri yayımlanmayacak
...
Japon LGBTİ+ aktivistleri, Olimpiyat Oyunları’nın LGBTİ+ Eşitlik Yasası için hükümeti baskı altına alabileceğini söylüyor

SOSYAL AĞ

Popüler Haberler

...
Fatih Terim’den trans kadın Selin Ciğerci ile evli olan Tuzlasporlu futbolcu Gökhan Çıra’ya transfobik gönderme

2230 kere okundu.

...
Rabia Karaca: “Başörtülü olduğum için tepki alıyorum”

2190 kere okundu.

...
Kadın kick boksçular, Dünya Şampiyonası’na damga vurdu

2140 kere okundu.