Dünya, Futbol

Jon Holmes: “Siyasi iklim, homofobi olaylarının artmasına neden oluyor”

Ali Safa Korkut

Click here to read the article in English

Homofobi, İngiliz futbolunda her her geçen gün etkisini biraz daha artırıyor. “Bu durum neredeyse tüm ülkelerde böyle” diye düşünebilirsiniz ancak İngiltere’de durum biraz farklı. Zira burada özellikle futboldaki homofobinin önüne geçebilmek için spor kulüpleri ve federasyonlar tarafından pek çok etkinlik ve sosyal farkındalık projesi gerçekleştiriliyor.

Bunlara, LGBTİ+‘lar için daha kapsayıcı bir spor ortamı oluşturmak adına her yıl gerçekleştirilen Rainbow Laces (Gökkuşağı Bağcıkları) kampanyasını ve Şubat ayının “Futbolda Homofobiyle Mücadele Ayı” olarak anılmasını, her yıl bu ay içerisinde futboldaki cinsiyet ve cinsel yönelim temelli ayrımcılığı önlemek için çeşitli etkinlikler yapılmasını örnek gösterebiliriz.

Bunun yanı sıra, kulüpler ve federasyonlar tarafından, maç esnasında çeşitli homofobik eylemlerde bulunduğu tespit edilen futbolcu ve taraftarlara da çok ciddi yaptırımlar uygulanmakta. Bunlara örnek olarak West Ham United takımının, şubat ayında oynanan bir maçta rakip takım aleyhinde homofobik söylemlerde bulunan iki taraftarının, ömür boyu stadyuma girişini yasaklamasını gösterebiliriz.

Buraya tıklayarak, İngiliz futbolunda son zamanlarda yaşanan tüm homofobi olaylarına ulaşabilirsiniz.

İngiliz futbolunda yaşanan homofobi olayları, Gökkuşağı Bağcıkları kampanyası, İngiltere’nin bununla mücadelesi, bu olaylar karşısında medyanın rolü ve gerekli tedbirler... Tüm bunları ve daha fazlasını, Sky Sports’ta gazetecilik faaliyetlerini sürdürmesinin yanı sıra Sports Media LGBT+ girişiminin de kurucusu olan Jon Holmes ile konuştuk.

⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀

“Medya, kampanyaya geniş yer ayırdı”

Öncelikle, 2019’da Gökkuşağı Bağcıkları Kampanyası hakkında düşüncelerinizi almak istiyorum. Kampanya İngiltere, hatta genel olarak Birleşik Krallık’ta nasıl geçti? Ne gibi etkinlikler yapıldı?

Gökkuşağı Bağcıkları, LGBTİ+’ların spora katılımını destekleyen ve LGBTİ+ hakları için çalışan Stonewall tarafından yürütülen bir kampanya. Premier Lig gibi büyük organizasyonların ve spor kulüplerinin de desteğiyle her yıl kasım ayının sonu ile aralık ayının başı arasında gerçekleşir. Bu yılki kampanya süresince çok güzel görüntüler ortaya çıktı. Brighton – Wolverhamtpon maçında tribünlerde devasa bir gökkuşağı bayrağı açıldı, stadyumların önüne yine gökkuşağı renklerinden oluşan ve üzerinde “Hoşgeldiniz” yazan devasa halılar serildi, maç önlerinde 11 Stonewall şampiyonu anons edildi ve bu etkinlikler Premiership Rugby (Ragbi şampiyonası) ile amatör spor kulüpleri arasında oynanan birçok maçta da uygulandı.

TIKLAYIN- İngiliz milletvekilinden hükümete çağrı: “Futbolda homofobi suç sayılmalı”

Jon Holmes

İngiltere basınının kampanyaya sayfalarında yeterince yer verdiğini düşünüyor musunuz? Kampanyanın basına yansımaları nasıldı?

Premier Lig ve Championship’te (İngiltere ikinci lig) kampanyaya dair gerçekleşen etkinliklerin hikayeleri, haber, röportaj ve görüntüler, çok büyük bir yer kaplamamakla birlikte yalnızca İngiltere’de değil tüm Birleşik Krallık medyasında yeterli genişlikte yer aldı. Kampanya, gazetelerde her zaman olumlu ve güzel haberlerle yer aldı. Bu yıl medyada kampanyaya dair herhangi bir olumsuz haberin çıktığını hatırlamıyorum. Gazetelerde bu ve benzeri etkinliklere verilen alanın sınırlı olmasının bir nedeni, basının özellikle ünlü sporcular ve kadınların yaşamından gelecek yeni hikayelerle daha fazla ilgileniyor olması.

İngiltere’de tüm cinsiyet, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğine sahip bireyler için yeterince kapsayıcı bir spor ortamı olduğunu düşünüyor musunuz?

Bu durum, spordan spora ve erkek veya kadın sporu olup olmamasına göre değişiyor. Gökkuşağı Bağcıkları gibi kampanyalar, daha fazla LGBTİ+ dostu ortam ve kültür oluşturmanın neden iyi bir fikir olduğu konusunda farkındalık yaratmaya gerçekten yardımcı oldu. Henüz şimdiden sesimize ses olan ve bize destek olan birçok insan görüyoruz.

Elbette erkekler tarafından yapılan takım sporlarına, özellikle futbola ve bunun içindeki “Kabilecilik” geleneğine büyük bir ilgi var. Ne yazık ki spor, translar ve cinsiyetsiz bireyler için kapsayıcı değil ve elit sporlarda mücadele eden trans kadınlarla ilgili konulara artan ilginin tabanlara olumsuz bir etkisi var. Üst seviyedeki sporcular bu ayrımcılıklara maruz kalmasa da yerel lig ve amatör takımlardaki LGBTİ+ sporcular çeşitli zorluklarla karşılaşıyor.

“Siyasi iklim, ayrımcılıkların artmasına neden oluyor”

Tüm bu homofobi karşıtı ve kapsayıcı kampanyalara rağmen Birleşik Krallık futbolunda homofobinin yükselişte olduğunu da görebiliyoruz. Zira 30 Kasım’da Chelsea ile West Ham arasında oynanan maçta West Ham taraftarları, Chelsea oyuncularına “Kiralık erkekler” şeklinde homofobik bir tezahüratta bulundu. 1 Şubat’ta West Ham ile Brighton arasında oynanan maçta iki West Ham taraftarının homofobik saldırı sebebiyle tutuklandığı açıklandı. Crystal Palace Kadın Futbol Takımı’nın kalecisi Luicy Gillet, Coventry ile oynanan maçta, maç boyu rakip takımın erkek taraftarları tarafından tacize uğradığını açıkladı. Yine 8 Aralık’ta Brighton ile Wolverhampton arasında oynanan maçta homofobik tacizde bulundukları gerekçesiyle iki taraftarın tutuklandığı açıklandı. Bunun gibi birkaç örnek daha var ancak ben sözü daha fazla uzatmadan soruma geçmek istiyorum. Birleşik Krallık’taki spor kulüpleri ve federasyonların kapsayıcı futbol için büyük bir çaba göstermesine rağmen yaşanan bu homofobik olayları bir gazeteci olarak nasıl değerlendiriyorsun?

Birincisi, homofobi ve transfobi toplumda var olsa da – ve ne yazık ki ülkelerdeki siyasi iklim, bu tür ayrımcılıkların artmasına neden oluyor- yakın zamanda toplumdaki bu ayrımcı insanların, futbolseverler tarafından tepki alacaklarını göreceğiz. Crystal Palace kalecisi Lucy Gillet’nin böyle bir olaya maruz kalması, kadın futboluna olan ilginin artmasının, bu tip insanları tribünlere çekeceğini göstermesi açısından ayrıca şok edici bir durum. Benim değerlendirmem, kapsayıcılığın yararları ve herkesin –hem LGBTİ+’lar hem de LGBTİ+ olmayanlar- ayrımcı dil/davranışlardan nasıl etkilendiği ve hepimizin bunu dile getirmesi gerektiği hakkında konuşmamızın daha önemli olduğu yönünde.

“Chelsea’nın kiralık çocukları” marşı, homofobinin İngiliz futbolunda bariz bir şekilde yer aldığı 1980’li yıllarda başlamış ve günümüze kadar ulaşan bir tezahüratlardan biridir ve bazı taraftarlar bunun nereden geldiğini bilmeden söylemeye devam ediyor. Chelsea’li ünlü bir holiganın eşcinsel olduğu ortaya çıkmıştı ve o andan itibaren genellikle Chelsea ile alay etmek için söylendi ve söyleniyor. Bu marşın böyle bir anlam taşıdığını söylediğimiz zaman ise taraftarlar bunun homofobik olduğunu inkar ediyorlar çünkü bunun arkasındaki hikayeyi bilmiyorlar, agresif bir şekilde homofobik olmadığını savunuyorlar. Bu sebeple, bu sorunu aşmak istiyorsak öncelikle bu konuda bir eğitim vermemiz gerekiyor.

2019 Gökkuşağı Bağcıkları kampanyası, Brighton-Wolverhampton maçı öncesi.

Ancak tüm bu homofobik saldırılara rağmen federasyonlar ve spor kulüplerinin uyguladığı yaptırımlar da gerçekten takdir edilesi. Örneğin West Ham United, yaşanan homofobik olayların ardından, benzer nefret suçlarını işleyen taraftarların stadyuma girişlerini ömür boyu yasaklayacağını açıkladı. Yine Everton ve Brighton kulüpleri de homofobik saldırılara karşı geniş kapsamlı çalışmalar yürütüyor. Özetleyecek olursak Birleşik Krallık futbolunda homofobik olaylara karşı ciddi cezai yaptırımlar uygulanıyor. Siz yaptırımların artmasının, homofobinin önüne geçeceğini düşünüyor musunuz?

Şu an İngiltere’de stadyumlarda homofobik marşların okunmasını yasaklayan bir mevzuat yok ancak kulüpler, LGBTİ+ karşıtı dili kullanan veya bu yönde bir davranışta bulunduğu tespit edilen taraftarlara karşı kendi cezaî yaptırımlarını uygulayabilirler.

Futbol Suçları Yasası (1991), bu konuda toplumdan yana bir adım atmıyor. İlgili yasada, sadece “Ahlaksız veya ırkçı marşlar” hukuka aykırı olarak değerlendiriliyor. LGBTİ+ karşıtı marşlar ise yasak kapsamına alınmıyor ve böyle olunca da buna karşı bir yaptırım uygulanmıyor. Zaman zaman, homofobinin de Futbol Suçları Yasası’na dahil edilerek suç kapsamına alınmasına yönelik girişimler oldu ancak Brexit vb. olaylar sebebiyle bu konu henüz ciddi olarak görüşülebilmiş değil.

Kulüplerin harekete geçmesi iyi bir şey ancak gerçekten etkili olması ve ırkçılıkla aynı şekilde değerlendirilmesi için ilgili yasaya futbolda homofobinin de eklenmesi gerekiyor.

“İlerleme kaydediyoruz”

Peki, Birleşik Krallık’ta kapsayıcı bir futbol ortamı yaratmak için bu kadar büyük çabalar gösterilmesine rağmen bu tür homofobik saldırıların gerçekleşmesi sizleri umutsuzluğa sürüklüyor mu?

Gazete ve internette, bu tip olayların yaşandığını okumak beni her zaman hayal kırıklığına uğratıyor ama umutsuzluğa kapılmıyorum çünkü doğru yolda ilerliyoruz ve bu tip ayrımcı vakaların ilgili kişi ve kurumlara rapor ediliyor olması bir ilerleme kaydettiğimizi gösteriyor.

Bu olaylar daha önce ciddiye alınmıyordu. Şu an daha kapsayıcı bir futbol ortamı yaratmaya çalışıyoruz, bu sürecin daha hızlı ilerlemesini istesem de pozitif kalmanın ve iyi bir çalışma yürüttüğümüzü vurgulamanın da önemli olduğunu düşünüyorum.

“Ünlü isimlerin çağrıları oldukça önemli”

Sizce spordaki homofobinin önüne geçmek için ne gibi çalışmalar yapılmalı? Önde gelen sporcu ve sanatçıların homofobi karşıtı çağrılarda bulunmasının etkili olacağını düşünüyor musunuz?

Evet, hiç şüphesiz burada en etkili yöntem, önde gelen sporcu ve sanatçıların homofobinin önlenmesine ve bu doğrultuda bir farkındalık yaratılmasına yönelik çağrılar yapması olacaktır. Dünyanın en iyi erkek sporcularından birinin, LGBTİ+ futbolcularla dayanışma içerisinde olduğunu söylemesi toplumda bir etki yaratabilir ancak bu etki sınırlıdır ve yeterli olmaz.

Bu, bu kişinin futbolda homofobi sorununu çözebileceği anlamına gelmez ancak özellikle LGBTİ+’ların çok az haklara sahip olduğu veya hiçbir hakka sahip olmadığı ülkelerde yaşayan insanların farklı düşünmelerini sağlayabilir. Ancak hepimiz, LGBTİ+’ların spora katılımını destekleyerek, tanık olduğumuz ayrımcılıkları bildirerek veya müdahil olarak ve özgünlüğün (gerçek benliğinizin) korkulacak değil kutlanacak bir şey olduğunu açıklamaya yardımcı olacak hikayeler paylaşarak kapsayıcı bir toplum oluşturulmasına yardımcı olabiliriz.

Son olarak, Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Bu fırsatı verdiğiniz için size ve Alan Savunması ekibine teşekkür ederim! Medya ve iletişim alanında çalışanlar başta olmak üzere bu konu hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyenler, Sports Media LGBT+’nın “Gökkuşağı Gönüllüsü” stratejisinin yönergelerini ve Sky Sports’un bu alandaki çalışmalarına göz atabilir. İngiliz futbolunda homofobi İngiliz futbolunda homofobi

Sky Sports Gökkuşağı Bağcıkları kampanya sayfası: Link
Sports Media LGBT+: Link

Jon Holmes hakkında

Web, mobil ve diğer platformlar için editörlük, spor içerikleri yazma ve yönetme konusunda 15 yılı aşkın profesyonel deneyime sahip bir dijital medya editörü ve gazeteciyim.

Sky Sports Digital ekibinin bir parçası olarak SkySports.com web sitesini, uygulamalarımızı ve diğer ürünlerimizi yönetiyor ve sürdürüyorum. Yine burada çeşitli editoryal görevler gerçekleştiriyorum.

LGBTİ+’lar için daha kapsayıcı bir spor oluşturulması konusunda tutkuluyum. Sky Sports’ta, Stonewall ödüllü Gökkuşağı Bağcıkları kampanyasını desteklememizle ilgili içeriği koordine edip yazıyorum.

Ayrıca, hem endüstrimin hem de sporun genel olarak daha misafirperver ve kapsayıcı olmasına yardımcı olan bir ağ, savunuculuk ve danışmanlık grubu olan Sports Media LGBT+‘nin kurucusu ve lideriyim.

Aynı zamanda hem InterMediaUK hem de Spor Gazetecileri Derneği’nin komite üyesiyim.

İngiliz futbolunda homofobi İngiliz futbolunda homofobi

İlginizi Çekebilir

...
“Eşcinsel olarak adlandırılmanın hala aşağılayıcı bir şey olduğuna inananlara acıyorum”
...
Paul Gascoigne, oğlunun biseksüel olarak açılması hakkında konuştu
...
Martina Navratilova, trans kadınların cinsiyet kimlikleriyle spor yapmasını yasaklayan yasayı destekliyor
...
Ünlü güreşçi itiraf etti: “Bana tecavüz etmek isteyen bir eşcinseli öldürüp cesedini nehre attım”

Popüler Haberler

...
Kadınların İran’da özgür bir şekilde futbol maçı izlemelerinin yasallaşmasına öncülük eden Maryam Shojaei, Stuart Scott ENSPIRE Ödülü’ne layık görüldü

375 kere okundu.

...
Bahar Özgüvenç, “Futbol erkek oyunu mudur?” diye soran sunucuya yanıt verdi, stüdyo buz kesti

325 kere okundu.

...
Biseksüel boksör Nicola Adams, ırkçı ve homofobik saldırıları TikTok videosuyla gözler önüne serdi

325 kere okundu.